Topçu: “Onlar Türk kimliklerinden asla vazgeçmediler.”

Yerli Düşünce Derneği tarafından düzenlenen, Türk Tarih Kurumu binasındaki “Zulmün Adı Ahıska” programında konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, "Ahıska Türkleri, Sovyet diktatörü Stalin’in zulmüne, komünizmin baskısına rağmen; ne dinlerinden ne dillerinden ne de kimliklerinden asla taviz vermemiştir." dedi.

Ankara'da bulunan Türk Tarih Kurumu binasında; Sovyet Diktatör Stalin tarafından sürgün edilen Ahıska Türkleri için anma etkinliği düzenlendi. Şehitler için okunan Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile devam etti.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, "Bugün 14 Kasım. Ahıskalı Müslüman Türk’ün, daha ötesi ben insanım diyenlerin yüreğinde kapanmaz yara olan zalim sürgünün 75. yıldönümü." dedi.  Komünist rejimin baskısına değinen Topçu, "Tanrı Dağları'ndan inmiş bir Ata'nın Balalarını; Uygur, Azeri, Özbek, Kazak, Kırgız, Tatar, Türkmen gibi birçok ada bölenler, kadim yurtları Ahıska’da binlerce yıldır yaşayan baş eğmez, diz çökmez Türk adından vazgeçmeyen Ahıskalı Türklerin de soylarını kurutmak için, onlara her türlü zulmü ve katliamı reva gördüler." ifadelerini kullandı.

"Tamamı kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyordu"

Tamamı kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan Ahıskalı Türk'ün yurtlarından sürgün edildiğini belirten Topçu, şunları söyledi:

"Çarlarla 1800’lü yıllarda Ahıskalı Türkler için başlatılan zulüm, 1944'te Komünist diktatör Stalin ile zirveye çıktı. Erkeklerinin neredeyse hepsi savaş için askere alınmış olan, tamamı kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan on binlerce Ahıskalı Türk aile, iki saat içinde hayvan taşıyan kapalı tren vagonları ile yurtlarından koparılıp sürgün edildi."

"Onlar Türk kimliğinden asla vazgeçmediler"

Günümüzde dokuz farklı ülkede yarım milyondan fazla Ahıskalı Türk'ün yaşadığına dikkat çeken Topçu, sözlerine şöyle devam etti:

"Ahıska Türkleri, sürgün edilmiş ama esir edilememiş, açlıktan ölmüş ama asla dilenmemiştir. Doğdukları ve doydukları dokuz ayrı ülkeyi başlarına taç etmiş asla ihanet etmemişlerdir. Çarların ve Sovyet diktatörü Stalin’in zulmüne, komünizmin baskısına rağmen, ne dinlerinden ne dillerinden ne de kimliklerinden asla taviz vermemiş, milliyeti hanesinde yazan Türk ismini asla sildirtmemişlerdir.

Onlar, şanlı direnişlerinde şehitler vermiş, bir yerden bin yere sürgün edilmiş ve parçalara ayrılmışlar ama onlar, bütün bu zulümlere rağmen Türk ve Müslüman olarak kalmayı başarmışlardır. İnsanlık suçu sürgünün 75. yıl dönümünde, sürgünün şehitlerini rahmetle anıyor, Türkiye sevdalısı olan alınları açık; başları dik, çalışkan, zeki ve ahlaklı insanlığın iftiharı Ahıskalı Türkleri, sevgi, saygı ve şükranla selamlıyorum."
 
“Bizim medeniyetimizin adı merhamet medeniyetidir”

AK Parti Ordu Milletvekili ve Yerli Düşünce Derneği Genel Başkanı Metin Gündoğdu ise, 1944’teki Ahıskalı Türklerin sürgünü sırasında Türkiye’de CHP’nin iktidar olduğunu hatırlatarak o günkü CHP iktidarını zulme göz yummakla suçladı. Gündoğdu, şu ifadelere yer verdi, “O gün İsmet İnönü ve Şükrü Saraçoğlu devreye girmiş olsaydı ‘İstanbul’un kilidi’ olan Ahıskalı kardeşimiz sürgün edilmez, tren vagonlarında şehit olmaya mahkûm olmazlardı. Bugün çok şükür Sn. Cumhurbaşkanımız dünyanın neresinde bir mazlum, neresinde bir mağdur varsa ona el uzatıyor. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin nereden nereye geldiğinin göstergesidir. Ama ne yazık ki Ahıska’da yaşayan 86 bin soydaşımızı, dindaşımızı, kardeşimizi o günkü iktidar hatırlamadı, kardeşlerimizi Bolşevik ihtilaline mahkûm etti ve birçok soydaşımız, tren vagonlarında şehit oldu. Şimdi çıkmışlar ‘efendim Türkiye Cumhuriyeti bu kadar sığınmacıyı niye aldı?’ diyorlar. Biz, bir medeniyetin devamı olduğumuz için bizim medeniyetimizin gereği; zorda kalana, darda kalana el uzatmaktır. Bizim medeniyetimizin adı merhamet medeniyetidir. Onun için kim zorda kalırsa, yolda kalırsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti ona el uzatır. Sn. Cumhurbaşkanımız, 17 yıllık iktidarında hep bunu yapmıştır. 1944 yılında CHP iktidarının yapmadığını, Sn. Cumhurbaşkanımız yapmış, Ahıskalı Türklere sahip çıkmıştır ve vatandaşlık vermiştir.”

“Bize vermiş olduğunuz taahhütleri yerine getireceksiniz”

Sözlerini, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la 2015 yılında Türkmenistan’a yaptıkları bir ziyarette yaşadıkları bir anısını anlatarak sürdüren Gündoğdu, “2015 yılında Sn. Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkmenistan’a gittik. Heyetler arası toplantılarda Gürcistan Devlet BaşkanıGiorgiMargvelaşvili de bulunuyordu. Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan, Gürcistan Devlet Başkanı’na oturur oturmaz söylediği söz şu oldu ‘Ahıskalı kardeşlerimizle alakalı bize vermiş olduğunuz taahhütleri yerine getireceksiniz. Sizden ilk isteğimiz odur.’ dedi” şeklinde aktardı.

“Onlar vatansızlığın ne demek olduğunu en iyi bilenlerdir”

Programa onur konuğu olarak katılan AK Parti Çorum eski Milletvekili ve dönemin TBMM İdari Amiri Salim Uslu ise, kendisinin de bir Ahıska Türk’ü olduğunu hatırlatarak, Ahıskalı Türklerin mücadelesini Türkiye’de dile getirenlerden birisi olduğunu ve Büyük Sürgün Kafkasya dizisinin TRT’de yayınlanmasında önemli pay sahibi olduğunu belirtti. Uslu, 15 Temmuz’da da ilk sokağa çıkanların Ahıska Türkleri olduğunu belirterek, “Onlar vatansızlığın ne demek olduğunu en iyi bilenlerdir.” şeklinde konuştu.




































































 


Facebook
Twitter
  • BİZE ULAŞIN

  • Mustafa Kemal Mah. 2128. Sok. No: 13/3 Çankaya / Ankara

  • 0312 285 71 71

  • 0312 285 71 72

  • yerlidusuncedernegi06@gmail.com

www.teknovizyon.net/
YukariCik