Anadolu İnsanı Olmak

Binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip Anadolu yarımadasından pek çok millet geldi geçti, birçok medeniyete sahne oldu bu topraklar… Her millet ve medeniyet bu toprakların kültürünü zenginleştirdi… Böylece Anadolu’nun kendine has bir kültürü ve her medeniyeti etkileyen bir yaşam biçimi oluştu…

Anadolu’nun Türklere yurt oluşuyla birlikte bambaşka bir kültür yerleşmeye ve yeşermeğe başladı. Türklükle birlikte Müslümanlık da bu topraklarda bilinir ve yaşanır oldu. Türk-İslam kültürü diye yeni bir yaşam biçimi yüzyıllarca bu topraklarda hâkimiyet kurdu. Emir Timur’un dediği gibi; “Ülkeler belki kılıçla alınır ama mutlaka adaletle korunur.” Yine Kanuni Sultan Süleyman’ın dediği gibi; “Kılıcın yapamadığını adalet yapar.” İşte Anadolu’da yüzyıllarca hâkimiyet kuran Türk İslam medeniyetinin sırrı da adalete olan sadakatiydi. Gerek Selçuklu gerekse Osmanlı hâkimiyetinde farklı inanç ve kültürden gelen insanlara adaletle muamele edilmiş, bu toprağın ruhuna uygun bir devlet sistemi kendiliğinden ortaya çıkmıştır. 

Bu aziz milleti Tanrı Dağlarından Maveraünnehir’e, oradan Hira Dağı’na ve nihayet Malazgirt önlerine getiren bir ilahi kaderdir. Anadolu’nun bu aziz millete ebedi yurt olmasında da bir ilahi kader vardır.  Hilal ile Haç’ın meydan savaşında galip gelen Türk milletinin büyüklüğünü, inançlarına olan samimi bağlılığında aramak gerekir. Alpaslan’ı Diyojen’e üstün kılan da sadece inancıydı. Anadolu’yu bu kadar uzun bir zamandır hâkimiyet altında tutma gücü de söz konusu inançtır. Zaten Anadolu, gönül erleri tarafından çok önceleri fethe hazır hale getirilmişti. Alperenleri bu denli hızlı başarılara ulaştıran da tasavvufi anlayışla bezenmiş yüksek iman ve mücadele azmiydi. En son Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da tüm dünya bir kez daha şahit oldu bu milletin imanına ve vatan sevgisine.

Anadolu, aziz milletimiz için bir vatan toprağı olmanın yanında bir insan ve kültür modelinin ilham kaynağıdır. Edebi, felsefi ve siyasi anlamıyla dilimizde ‘Anadolu insanı’ diye bir tabir vardır. Cesaretin, doğruluğun, tevazünün, sevginin, anlayışın, diğergamlığın, hoşgörü ve dayanışmanın vücut bulmuş halidir Anadolu insanı. Bütün bu yüksek insani değerlerin neşvü nema bulması da sağlam bir itikatla yoğrulmuş tasavvufi anlayıştan kaynaklanmaktadır. Türkleri zaten diğer Müslüman topluluklardan ayıran en temel özelliklerden birisi İslam dinini estetik ve zarif bir anlayışla kavrayıp bütün hayata nakşetmesidir. Anadolu insanının bütün davranışlarının dip noktasında hep bu anlayıştan parçalar bulunur. İşte bu parçaların toplanıp bir araya geldiği yaşam biçimi Türk İslam medeniyetidir. 

Bu aziz milletin omuzundaki bu kutsal yükü ve sorumluluğu anlama ve yaşama davasıdır Anadolu insanı olmak.

Bizim ifademizle yerli ve milli olmaktır…

Beş bin yıllık devlet geleneği, çok zengin kültür birikimi ve medeniyet mirasına sahip bir milletin evlatlarının kendi şanlı tarihine yakışır bir izzet ve gururla yaşama iradesidir Anadolu insanı olmak. Külfetleri çekenlerin nimetleri de paylaşabildiği bir adalet anlayışıdır Anadolu insanı olmak. Zalimlere korku mazlumlara umut verme davasıdır Anadolu insanının canından özge bildiği… Dik durmak düz yürümek doğru olmaktır… Boşuna değildir Anadolu kelimesiyle delikanlı kelimesinin yan yana gelmesi… Yüzlerce yıllık bir kültürün birikimi ve terkibidir Anadolu delikanlısı tabiri…

Anadolu medeniyettir… Anadolu hürriyet aşkıdır… Anadolu vatan sevdasının adıdır… Anadolu kardeşliğin ormanıdır… Anadolu dayanışmanın deryasıdır… Anadolu fedakârlığın zirvesidir… Anadolu, insan olmanın, insan gibi yaşamanın, insanlığa hizmet etmenin biricik vatanı ve yurdudur…

Ne mutlu bu vatan için can verenlere…

Ne mutlu bu irfan ve hikmetle yol alanlara…

Facebook
Twitter
  • BİZE ULAŞIN

  • Mustafa Kemal Mah. 2128. Sok. No: 13/3 Çankaya / Ankara

  • 0312 285 71 71

  • 0312 285 71 72

  • yerlidusuncedernegi06@gmail.com

www.teknovizyon.net/
YukariCik