Sivil Toplumculuk Bize Medeniyetimizden Mirastır

Demokrasilerde sandığın ve dolayısıyla halkın yönetimdeki egemenliğini sürekli kılacak yegâne güç sivil toplumdur. Sivil toplum, sorunlar karşısında kişilerin tek başına değil örgütlü topluluk halinde bir güç olarak mücadele etmesine fırsat tanıyarak demokrasinin egemenliği halk iradesine verme idealine hizmet eden güçlü bir sosyal araçtır. Bir yanlış düzeni veya bir haksızlığı düzeltme iradesi ortaya koyarak yönetim ve sosyal hayatta söz söyleme, eylem ortaya koyma fırsatları sunmasıyla sosyal barışında vazgeçilmezidir sivil toplum kuruluşları. Bilinmelidir ki özgürlüklerden korkan sistem özürlü sistemdir. Özgürlükleri kullanma araçlarıdır sivil toplum kuruluşları. Dolayısıyla sivil toplum demokrasilerde en az sandık kadar önemlidir.

Herkesin eteğindeki taşları dökmesi, egemenlik hakkının kullanılması, özgürlerin muhafazası, haksızlıkların önlenmesi, farklılıkların korunarak çokluk içinde birliğin sağlanması gibi değerlerin yaşatılmasında sivil topluma birçok görevler düşmektedir. Daha çok refah, herkes için adalet, milli iradeye dayalı demokratikleşme için etkin bir sivil topluma ihtiyaç vardır.

Hep dile getirdiğimiz gibi daha yaşanabilir bir ülke için sistem baştan sona resetlenmeli, insan merkezli, hak merkezli, adalet merkezli düşünerek çağa uygun ve sivil bir anlayışla, geniş taban uzlaşısına dayalı yeni bir düzen ortaya çıkarılmalıdır. İşte bu noktada etkin bir sivil toplum belirleyici bir güce sahip olacaktır. Her eylemini cari düzenin hassasiyetlerine göre yapan sivil toplum örgütleri ne yazık ki yeni bir bürokratik sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla sivil toplum kuruluşlarının gücünü halktan aldığı ve amaçlarının hak için halka hizmet olduğunu unutmamaları gerekiyor.

Devlet ne kadar adil olsa da toplumların oldukça kalabalıklaştığı günümüzde hakları elde etmede sivil toplum kuruluşlarının rolü yadsınamaz. O yüzden modern dünyada sivil toplum ve sivil toplum kuruluşların aktiviteleri demokrasinin ve sivil hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokrasilere teoride olamayan en önemli kuvvet diye bir şey söz konusu olacaksa hiç şüphesiz bu sivil toplumdur.

Sivil toplumun bizim tarihimizde de önemli bir yeri vardır. Türk İslam medeniyetinde devlet-i ebed ideali büyük bir kızılelmadır ama her şey insan için fikriyatıyla “halka hizmet Hakk’a hizmettir” düsturu da varoluş gerekçesidir. Batı’dan çok önceleri sivil toplum kurumları bizzat devlet desteğiyle bizim medeniyetimize neşvünema bulmuştur. Ahilik teşkilatları başlı başına bir devrimdir. Selçuklu ve Osmanlı medeniyeti 200 bine yakın vakıf kurmuştur. Her caminin yanı başında bir vakıf vardır. Tarikatların ve cemaatlerin sivil toplum adına faaliyetleri saymakla bitmez.
 
Çin Seddi’nden Adriyatik Denizi’ne kadar medeniyet coğrafyamızın her metrekaresine nüfuz eden vakıf medeniyetimizde bugün bile tahayyül edilemeyecek ilginç vakıflar kurulmuştur. Mesela 1200’lü yıllarda 2. Kılıçarslan zamanında ‘Doktorların iyi huylu olması için tesis edilen vakıf’ gibi ilginç vakıflar tesis edilmiştir. Yine “hizmetçilerin kırdığı tabakları tanzim eden vakıf”, “mahkûmlara kar suyu dağıtan vakıf”, “güvercinhane yaptıran vakıf” gibi sivil toplum kuruluşlarını bugün sözde çok ileri ve hümanist olan Batı medeniyetinde de asla göremediğimiz sadece bize ait insani değerlerdir. Osmanlı padişahları ve ileri gelenlerinin her birisinin sırf halka hizmet kaygısıyla oluşturduğu çok önemli vakıflar da uzun yıllar hayırlı işler yapmışlardır.

Medeniyetimizin asli unsuru ve milletimizin gönlünde her daim müstesna bir yere sahip olan vakıf kültürümüzü yanlış değerlendirip istismar edenler de olmuştur. Bunun en güncel ve ıstırap veren örnekleri FETÖ tarafından icra edilmiştir. Önceleri bir sivil toplum kuruluşu gibi kendisini gösteren bu ihanet şebekesi, milletimizin ve devletimizin bu hassasiyetini kendi çıkarı için ustaca kullanmış ve hem millete hem de devlete namlularını doğrultmuştur.

Pek tabi bu kötü örneklere bakarak medeniyetimizin bu asli unsuru olan vakıfçılık geleneği ve sivil toplumu destekleme idealinden vazgeçilmeyecektir. Bizi diğerlerinden farklı kılan bizi biz yapan değerlerden birisi de güçlü toplum yapımızdır. Bu yapının kuvvet bulması da sivil toplumu desteklemekle mümkün olmaktadır.

Din de devlet de sistem de rejim de insan için vardır. Her şey insanca ve hakça yaşamak içindir.

Facebook
Twitter
  • BİZE ULAŞIN

  • Mustafa Kemal Mah. 2128. Sok. No: 13/3 Çankaya / Ankara

  • 0312 285 71 71

  • 0312 285 71 72

  • yerlidusuncedernegi06@gmail.com

www.teknovizyon.net/
YukariCik