FETÖ‘nün İpini Millet Çekti

 
“En kötü demokrasi en iyi ihtilalden iyidir.” ( Alparslan Türkeş)

“Namlusunu milletine doğrultmuş tanka selam durmam.” ( Muhsin Yazıcıoğlu)

15 Temmuz 2016 günü büyük bir tarihi olaya tanıklık ettik. Her türlü hile ve desiseyi kendilerine meşru gören FETÖ’yü küresel patronlarının emri ile kurgusunu yaptıkları korkunç darbe senaryosunu 15 Temmuz günü uygulamaya koydu. FETÖ bu ihanetiyle, tarihimize kara bir ihanet sayfası olarak geçmiş olup; hem tarihi hem kültürel hem de evrensel değerlerimize de ihanet etmiştir.
 
Karınca dahi ezmediğini iddia eden, bir sevgi ve hoşgörü hareketi olduğunu söyleyenler, darbeler tarihimizde görmediğimiz vahşete imza atmış, bir ihanet girişiminde bulunarak boğazına kadar suça ve günaha batmıştır.
 
FETÖ, bugün toplumun ezici çoğunluğu tarafından net bir şekilde tescillenmiştir. FETÖ’nün terör örgütü olduğunu ancak ilgilileri biliyordu. Şimdi bütün Türkiye ile dünyanın iyi insanları da öğrenmiş oldu. Genç yaşlı demeden meydanları hınca hınç dolduran halkımız, demokrasiye bağlılık yanında aldatılmışlık hissinden kaynaklanan öfkeyle de FETÖ’den ve robotlarından hesap sormaktadır. Dünya tarihine geçecek bir direniş destanı yazılıyor. Etrafına zarar vermeden büyük bir olgunluk ve cesaretle tam bir dayanışma ve birleşme örneği sergileyen milletimizin iradesi karşısında hem FETÖ hem de arkasındaki güçler pes etmiştir.
 
15 Temmuz’da kadim devlet geleneğimiz kendi refleksini, milletiyle bütünleştirerek düşmanların yüreğine de korku salmıştır. Devletin herhangi bir cuntanın veya klik, cemaat, etnik grup, mezhep ve sair paralel yapıların hegemonyasına bırakılmayacağı çok net ve sert bir şekilde gösterilmiştir. Meşru siyaset kendini savunmuş, demokrasinin yanında saf tutarak ülkemizin ve milletimizin geleceğinin karartılmasına izin vermemiştir. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı tutumu, Sayın Başbakanımızın hızlı ve cesur adımları kadar MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihe not düşecek şekilde net duruşu, adeta suyun akışının yönünü değiştirmiş, darbecilerin değil milletin kazanması sonucu ortaya çıkmıştır. CHP ve bazı muhalif hareketlerin demokrasi yanında durduklarını açıklayan beyanları da anlamlıdır. Artık Türkiye’nin eski, Türk milletinin de eskisi gibi olmadığı ayan beyan ortadadır.
 
15 Temmuz’da FETÖ maşası eliyle küresel güçlerin işgal senaryosunu yırtıp atan birinci kuvvet; Kürt’üyle, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Alevi’si ve Sünni’siyle Ay yıldızlı Albayrak altında bir ve beraber kıyamete kadar yaşamaya kararlı olduğunu bir kez daha gösteren BÜYÜK TÜRK MİLLETİDİR. Pek tabi basınımızın tutumu, polisimizin ve darbecilere destek vermeyen askerlerimizin direnişi de çok anlamlıdır ama milletin sokağa inmesi FETÖ’nün ipini çekmiştir. Bu asil direnişin her bir ferdini bir kez daha tebrik ediyor, şehitlerimizi de rahmet ve minnetle anıyorum.

Bu şanlı mücadelede yakinen tanıdığımız dostlarımız ve evlatlarımız da şehadet şerbeti içtiler. Erol OLÇAK, oğlu Abdullah Tayyip OLÇAK, Profesör İlhan VARANK, Necati SAYIN, Fazıl GÜRS, Rüstem PERÇİN, Halil IŞILAR gibi yüzlerce vatan evladı mücadelenin en ön saflarında FETÖ’nün kurşunlarına hedef olarak hayatlarını kaybetti ve binlercesi gazi oldu. Bütün şehitlerimize tekrar rahmet, gazilerimize de Yüce Rabbim’den şifa diliyorum.

Darbe girişiminde aktif rol alan bazı askeri personelin Rahmetli Muhsin Başkanımın olayında da şüpheli sıfatıyla yargılanmış olmaları oldukça manidardır. Bu mesele yeniden mercek altına alınacaktır. Temaslarımız sonucu devletin en üst iradesinin gözetiminde mesele tekrar incelenecektir. Helikopterden parça sökenlerin nasıl bir hatıra binaen, kimin emriyle bunu yaptıklarının ortaya çıkarılması insani, vicdani ve vatani bir görevdir. Masum insanların üzerine bomba yağdırmaktan bile imtina etmeyen bir örgütten her türlü melanet, her türlü oyun beklenir. Millete ve devlete ihanet eden bu hainlerin bütün eylemleri tek tek incelenmeli ve yaptıkları burunlarından fitil fitil getirilmelidir.

BTÖ Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olmadığı gibi FETÖ de bir dini cemaat değildir. İkisi de ortak çıkara odaklanmış küresel güçlerin koruduğu suç örgütüdür. Yaptıkları vahşetten sonra FETÖ’yü en güzel ifade eden kelimeler vatansız, milletsiz, dinsiz, diyanetsiz, hain, melun gibi kelimelerdir. Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbe girişimine imza atan bu melunlar aynı zamanda dini değerlerle hareket eden kesimlerin imajına da çok büyük bir darbe indirdiler. Bu suç şebekesi, bu topraklardan kazınmalıdır.

FETÖ’yle mücadele topyekûn bir milli mücadeledir. Milletimiz meselenin önemine hâkimdir. Hem dünün hesabını sorma hem de geleceği kurtarma adına bu mücadele milli ve dini bir mecburiyettir. Meydanlardaki demokrasi nöbeti sadece bir tedbir değil aynı zamanda bu şanlı mücadeleye verilen desteğin de bir ifadesi olduğu için çok anlamlıdır. FETÖ ile mücadelede hattı müdafaa değil sathı müdahale vardır. O satıh bütün vatandaki her alandır.

FETÖ ile mücadele ederken devlet aklının gereği olarak biraz sabırlı ve soğukkanlı olmamız gerekiyor. Milletin yeterince gerilim içinde olduğunu düşünüyorum. Tansiyonu düşürerek aklıselim hareket etmek Türkiye’ye kazandıracaktır. Devletin İmanı ADALETTİR, devlet kin ile hareket edemez. Aynı zamanda Devlet düşmana da merhamet edemez. Devlet mazluma Yunus; eşkıyaya, örgüte, çeteye, milletine kurşun sıkana YAVUZ olacak. Devlet milletine kalkan eli de, başı da adalet kılıcıyla kopartacaktır. Bu örgütü Türk milleti topyekûn yalnızlaştırmıştır, dünyada da yalnızlaşmalarını sağlarsak işimiz daha kolay olur diye düşünüyorum.

Yeni Türkiye’ye giden yol 15 Temmuz sonrası daha da hızlanmıştır. Yeni anayasa ve sistem değişiklikleri geniş tabanlı bir uzlaşmayla gerçekleştirilmelidir. Yeni Türkiye yolunda ilerlerken 15 Temmuz demokrasi cephesini ve bu cepheyi bir araya getiren temel değerleri unutmamak ve korumak gerekir. 

Facebook
Twitter
  • BİZE ULAŞIN

  • Mustafa Kemal Mah. 2128. Sok. No: 13/3 Çankaya / Ankara

  • 0312 285 71 71

  • 0312 285 71 72

  • yerlidusuncedernegi06@gmail.com

www.teknovizyon.net/
YukariCik